Tarihi İpek Yolu Gizemleri

15
Görüntüleme

Akdeniz’den Çin’e kadar uzanan 10.000 kilometrelik 3. yüz yıldan kalma tarihi ipek yolu pek kimselerin bilmediği bir çok gizem barındırıyor.

Doğu ile batı ticaretini bağlayan ipek yolu gıda, teknoloji ve fikirler dışında medeniyet taşıyordu. İşte ipek yolu ile ilgili derlediğimiz gizemler.

1. Tarih Öncesi İpek Yolu Medeniyeti

2010 yılında yapılan kazılarda 4.100 yıllık bir medeniyet bulundu. Araştırmacılar bölgede bakırın eritilerek formlara dönüştürüldüğü bir merkez keşfettiler. Çin’de bulunan Heihe Nehri kıyılarındaki bu keşif türünün ilk örneği olarak kayıtlara geçti. Böyle ayrıca tarımsal ürünlerin tohumculuğunu da üstleniyordu. Bu sit alanı büyük ihtimalle İpek Yolu’nun başlangıcı olabilir.

2. Yiddiş İpek Yolu Kökenleri

Yiddiş, Aşkenazi yahudilerinin 1.000 yıllık dilidir. Alman lehçesine benzeyen bu dil Slavca, Türkçe, Farsça elementler içerir ve Hibriv karakterleri ile yazılır. Sheffield Üniversitesi’nin yaptığı çalışmalar sonucunda bu dilin İpek Yolu üzerinde ortaya çıktığı anlaşılmış. Dili konuşanların DNA’ları incelendiğinde dilin kökeni tam olarak ülkemizin kuzey doğusu. Bu dilde satmak ve almak için 251 farklı kelime kullanılıyor. Tam bir yahudi işi gibi değil mi?

3. Hasta Yolu

Araştırmalar, Batı dünyasında zamanında çıkan yaygın hastalıkların bir çoğunun bit taşıyan sıçanlardan bulaştığını gösteriyor. Avrupa kökenli fareler iklim değişikliğinden etkilenmezken Asya sıçanları 1 derecelik bir değişimde bile salgın hastalık virüslerine maruz kalabiliyor. İpek Yolu üzerinde kullanılan develerin ise bu hastalıkları Asya kemirgenlerinden alıp Batı’ya taşıdığı düşünülüyor. Biraz çılgın bir teori.

4. İpek Yolu’nun Kayıp Kısmı

2005 yılında Tibet’te keşfedilen 1.800 yıllık bir keşiş İpek Yolu’nun kayıp kısmını gösteriyor. Deniz seviyesinden 4.3 kilometre yükseklikte bulunan altından maskeli, ipekle sarılı bu mezar, Çin ile Tibet arasındaki ticareti gösteriyor. Ayrıca Tibet çayının ne kadar eski olduğunu da bizlere ispatlıyor.

5. Sogdian Mektupları

1907 yılında İngiliz arkeolojist Aurel Stein İpek Yolu üzerindeki Dunhuang şehrinde 5 adet gizemli mektup keşfetti. Bu mektuplar Sogdian kültürünün en erken örneklerindendi. İran kökenli Sogdian topluluğu, MÖ 6. yüz yıldan MS 10. yüz yıla kadar Orta Asya’nın bereketli topraklarında ticareti kontrol ediyorlardı. Bu mektuplar, topluluğun İpek Yolu üzerindeki rolünden bahsediyor. 2. Mektup özellikle Çin’de yaşayan bu topluluğun kendilerine Çin Hunlarının saldırılarından bahsediyor. 5. Mektup Çin tehditlerinden, 1. ve 3. Mektup ise kocası tarafından terkedilen Mewnai isimli bir kadından bahsediyor.

6. Esrar Gömme Örtüsü

2016 yılında İpek Yolu Vahası olarak bilinen Turpan’da yapılan kazılarda keşfedilen bir takım mezarlar, o zamanlar esrarın ne kadar önemli olduğunu kanıtlar nitelikte. Orta yaşlarda bir erkeğe ait 2.800 yıllık bir ceset, mezarın üzerinde 1 metreye ulaşan 13 dal esrar yetişmiş halde bulundu ve tamamı yerel üretilmiş yaz sonu hasat edilmişti. Cesedin başının altında tahta bir düzenek ile amıştan yastıklar vardı. Esrar’ın ne kadar popüler olduğunun göstergesi.

7. Terracotta Ordusunun Yunanlardan Etkilenmesi

1974 yılında keşfedilen gerçek boyutlarda ve çok detaylı 8.000 terracotta lahiti açıkça gösteriyor ki Yunanlılar’dan esinlenmiş. MÖ 210 yılında yapılan bu lahitler zamanında Çin’de gerçek boyutlarda lahit yapma geleneği yoktu. DNA kayıtlarına göre de Xinjian bölgesinde Asya’lı ve Avrupa’lılar beraber yaşamışlar ya da temas halindelermiş. Aynı çağda Roma İmparatoru’da Çin İpeğigiyiyordu. Bunların tamamını mümkün kılan ise tabiki İpek Yolu.

8. Kızıl Mağaralar

Kızıl Mağaralar Kompleksi, dini ideolojilerin İpek Yolu ile yayılmasının muazzam bir örneği. Xinjiang’da bulunan Çin’in erken dönem budist tapınak mağaraları şu an müslümanların elinde bulunan bölgede. Bilinen 236 Mağara-Tapınak 2 kilometre uzanan yamaç bölgede bulunuyor. Kimisi tekil hücre şeklinde, kimisi ise oda oda ayrılmış vaziyette. Bir çok mağara İslam kültürünün yayılmasından sonra kullanılmamaya başlanmış, bu kültürü bölgeye taşıyanlar ise İran’lılar.

9. Vaha Mezarlık

2007 yılında İpek Yolu üzerinde keşfedilen bu 1.700 yıllık mezarlık çok ilginç figürlere ev sahipliği yapıyor. Doğu’nun Gök Ejderhası, Batı’nın Kaplanı, Kuzey’in Siyah Kaplumbağası ve Güney’in Vermillion Kuşu. Mezar içerisinde gömülü olan kişinin kim olduğu halen bilinmiyor. Daha önceleri mezar hırsızları tarafından keşfedilen bölgede el yazmaları veya diğer benzer materyaller varsa bile çalınmış. İçerisinde ünlü birisinin defnedilmiş olduğuna kesin gözüyle bakılıyor. Civardaki diğer mezarlar birkaç defa kullanılmış. Mezarın bulunduğu bölge ise Budist Krallığının zengin ve kuzey ticaretini elinde bulunduran bir kesimde.

10. İpek Yolu’nun Güneyi

2009 yılında Nepal’de bulunan bir takım mezarlar İpek Yolu’nun tarihini yeniden yazdı. Mezarlardan birisi özenle hazırlanmış bir cenaze maskesi giyen yetişkin tabutu içeriyor. Kullanılan tekstil ürünü ise araştırmacıların en çok dikkatini çeken nokta. Analiz sonuçlarına göre bunlar ipek elyaflar, Çin ve Hindistan’dan ithal edilen munjeet ve lak boyaları. Bölgede ipek üretimi olmadığına dair kanıtlar mevcut. Bu yüzden Nepal bölgesi de İpek Yolu ağının bir parçası olarak görülüyor.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuz girin
Lütfen adınızı girin