İslam Dünyasının Merkezi Suudi Arabistan’ın Bilinmeyen Yönleri

42
Görüntüleme

Suudi Arabistan gerçekten inanılmaz bir ülke. Neredeyse bütün batı ülkeleriyle dost ama özellikle kadınlar hakkında çiğnemediği insan hakları kalmıyor. İslamiyetin doğduğu yer olan Suudi Arabistan, din dışında bakıldığı zaman gerçekten çok ilginç bir ülke.

1. Kılıç kullananların azlığı

Ölüm cezası Suudi Arabistan’da halen geçerli ve yaygın. Hatta Dünya’da en çok ölüm cezası verilen dördüncü ülke. Cezanın temel sebepleri ise zina ve islamiyetten cayma. Ölüm cezalarının büyük çoğunluğu başın gövdeden ayrılması ile gerçekleşiyor. Fakat şu günlerde kılıç kullanan kişi sayısının azlığından dolayı yönetim alternatif arayışı içinde. Cellatlar geleneksel bir pala kullanıyor ve tek hamlede başı gövdeden ayırıyor. Bunu başarabilen cellat azlığı ise son zamanlarda ölüm cezalarının gecikmeli yapılmasına neden oluyor. İdam mangası gibi bir çözüm üretmek üzereler.

2. İç çamaşırı mağazaları sorunu

Kadınların çalışması Suudi Arabistan’da malum yasak. Bu yüzden yıllardır iç çamaşırı mağazalarında kadınlara erkekler hizmet ediyorlar. Bazı kadın toplulukları bunun için 2012 yılında epey çaba gösterdi ve sonuç olarak kadın ürünleri mağazasında erkeklerin çalışması yasaklandı. Hal böyle olunca iktidar ile din adamları çelişti. Çünkü şeriat kadınların ev dışında her hangi bir işte çalışmasını yasaklıyordu. Yeni yasaya uymayan 100 e yakın mağaza kapatıldı. Bir çok mağaza sahibi halen şeriat ne diyorsa o olmalı diyerek erkek çalıştırmaya devam ediyor ve kanun halen yürürlükte olduğu için teker teker mağazalar kapatılıyor.

3. Büyü Polisi

Suudi Arabistan’da büyü ve sihir kanunen yasak. Resmi olarak kurulmuş bir polis teşkilatı büyü ve sihir yapanları, cadıları yakalamak için iş başında. Bu sebepten yakalananların ise başı ciddi belada. 2 tane hizmetçi, işverenlerinin evinde bulunan tılsımdan dolayı yakalandılar ve 10 ar yıl hapis ile 1000 er kırbaç cezaya çarptırıldılar. Aslında ucuz kurtuldular diyebiliriz. Normalde büyü ve sihirin cezası başın gövdeden ayrılmasıydı. Kanun ilginç bir şekilde “Büyücüler süpürgeye binip havada uçabilir.” ibaresi var. Sanırım Harry Potter’ın ülkeye girişi yasak olsa gerek. Bu konuyla ilgili 2009 yılından bu yana 500 ün üzerinde dava var. Ülkenin düşük yasal düzenlemeleri dolayısıyla büyünün yapılıp yapılmadığına ve cezaya yani ölüme nihayetinde hakim insiyatifi karar veriyor.

4. Masumiyeti satın almak

Diyya, yani kan parası olarak bilinen şey mağdurların ailelerini para ile telafi etmektir. Suç işleyen birisinin adaletten kurtulup özgürlüğü satın alması anlamına da gelir. Hatta bu durum cinayet vakalarında bile geçerli. Ülkenin adli mercileri bunun için bir değer bile biçtiler. 2011 yılında gerçekleşen bu olayda önceden planlanmış bir cinayetten temize çıkmak için ödenmesi gereken tutar yaklaşık 106.000 dolar. Eğer öldürülen kişi kadınsa ödenmesi gereken tutar bunun yarısı. Bu saçma düzende bile kadına değer verilmiyor. İşi başka bir boyuta taşıyan diyya sigortası var. Birini öldürmeye meyilli olduğunuzu düşünüyorsanız diyya sigortası yaptırıyorsunuz, cinayet işlediğinizde diyya bedelini sigorta karşılıyor. Müthiş bir adalet.

5. Kaldırım kayağı

Adı biraz garip olabilir ama bir aracı yan tekerleri üzerine kaldırıp halka açık bir yolda sürerken dışarıya çıkıp aracın üzerinde durma durumuna verilen isim bu. Ülkede epey popüler bir spor. Olayı abartarak araç bu şekilde hareket ederken tekerlek değiştirenler bile var. Aşağıda videosunu da veriyoruz. Yalnız kaç teker üzerinde olursa olsun kadınların araç kullanması yasak.

6. Amerikan kadın askerleri için kıyafetler

2001 yılında Suudi Arabistan’da konuşlanmış Amerikan askerlerinden kadın olanların peçe giymeleri istendi. Yasa gereği giymelerine gerek yoktu ama yerel kadınların gücenmemesi için bu durum talep edildi. Amerikan yetkililer tarafından uygun görülünce hava kuvvetlerinin en etkili pilotlarından Martha McSally savunma bakanına dava açtı. Sonuç olarak davayı kazandı ve bölgedeki kadın askerlerin peçe giymeleri iptal edildi.

7. Su problemi

Yer altı sularını tutabilen kayaçlara kabaca akifer diyebiliriz. İyi birer su kaynağı olmalarına rağmen geri dolmaları epey zaman almaktadır. Akiferlerden alınan sulara genelde fosil suyu adı verilir. Ekonomi olarak fosil yakıtına bağlı bir ülkenin suyunun fosil suyu olması hiç şaşırtıcı değil. Fakat 26.000 kilometre karelik bir havzası bulunan ülkenin temel su kaynağı olan abir akiferin sadece %20 kadar bir kısmı kaldı. Yaz aylarını ortalama 45 santigrat dereceyle geçiren bir ülke için epey kötü bir haber. Ülkede tarımsal koruma faaliyetleri durdu denebilir. Deniz suyunu tuzdan arındırma için önümüzdeki on yıllık masraf ise 200 Milyar Dolar. Geçmiş olsun.

8. Krallık Kulesi

Dünya’nın en yüksek binası ünvanı 2018 yılında Suudi Arabistan’da bulunacak olan Krallık Kulesi’nin olacak. 1 kilometreden daha yüksek olacak olan ilk bina bu. Manzaralı evler, otel, ofis binaları gözlem evi bulunduracak olan bina, ülkenin kıyı kesiminde kurulacak olan yeni bir şehre yapılıyor. Sadece kıyaslama amaçlı olarak bakarsak batı dünyasının en yüksek binası New York’ta ve 541 metre. Yani bu binanın yarısı yüksekliğinde. Mühendisliğin sınırları olarak adlandırılan bu bina gösterişin de sınırları olabilir.

9. Kadınlara oy kullanma hakkı

2011yılına kadar kadınlara oy kullanma hakkı vermeyen Suudi Arabistan bu türün son örneği idi (Brunei hariç, onlar kimseye oy kullanma hakkı vermiyor). 2011 yılında Kral Abdullah yerel seçimlerde kadınlara oy kullanma hakkı verdi. Hatta kadınların seçimlerde görev almasına bile hak verdi. Fakat araba kullanmaları yasak olduğu için evlerine yürüme mesafesinde bulunan sandıklara görevlendirildi. Ve genel seçimlerde oy kullanmaları ilk olarak 2015 yılında gerçekleşti.

10. Hacı kotası

Yılda ortalama 3 milyon müslüman hacı oluyor. Talepte bulunan sayısı ise çok daha fazla. Suudi Arabistan ise SARS virüsünden muzdarip. Hacı olmaya gelen 3. dünya ülkelerinden bazı müslümanlar virüsü getiriyor ve ülkeden bir çok ölüme sebep oldu. Gerçi virüsten önce de bir çok ülkeye kota uyguluyorlardı. Başta ülkemize. Mısır olaylarından sonra %20 oranında hacı kotalarını azaltınca olanlar oldu ve Türkiye olarak itirazlarda bulunduk. Kotamız 74.000 den 60.000 e düşürülmüştü. Cevaben ise kota düşümünün Mekke’de bitirilmemiş inşaatlardan ötürü olduğunu aldık. Durumun geçici olduğu söylemiyle yetindik. İnşaatla gelişen güzel ülkemizin inşaattan dolayı mağdur olması ne kadar ironik.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuz girin
Lütfen adınızı girin