Süt Hakkında İlginç Bilgiler

36
Görüntüleme

Süt, dünyanın en çok tüketilen içeceklerinden birisidir. Daha bebeklikten içmeye başlarız. Yaşımız ilerledikçe dondurma, kahve gibi gıdalarla tüketiriz. Hatta farkında olmadan hayatımızın her yerinde süt vardır. Çikolatadan tutun çubuk krakere kadar. Peynirden tatlılara kadar. Şimdi bir adım geriye gidip süt için daha geniş bir açıdan bakalım.

1. Yamyam İnekler

İlginç bir soruyla başlayalım. Bir ineğin başka bir inek yediğini görseniz sütünü içer miydiniz? Markete gittiğinizde süt reyonunda içinizden yamyam bir inek olduğunu düşünüp acaba der misiniz?

Sağımlık inek yetiştiricileri hayvanları daha verimli ve mutlu tutmak için, maliyetleri kısmak için ucuz yollar arıyorlar. İnekler koca koca sağım makinalarını doldurmak için epey yüksek enerjiye ihtiyaç duyuyorlar. Burada denklemin içerisine yağ giriyor. Ölü hayvanlar iç yağ haline dönüştürülüyor ve ineklerin besinlerine karıştırılıyor. Yani sarıkız sabah kahvaltısı için tahıl gıdalarını önüne aldığında farkında olmadan kuzenini yiyor.

Bu anlattığımız korku filminden bir sahne olarak görünse bile aslında çok sıradan bir durum. İneklere harmanlanmış protein verirseniz deli dana hastalığına yol açabilirsiniz, fakat iç yağ ile yağlandırılmış bir yağ verirseniz gayet normaldir. Hatta ot ile beslemekten daha faydalı denebilir. Bir ayçiçeği tohumunu sindirmektense yağ molekülünü sindirmek daha kolay, doğurganlığı artırıcı ve süt üretimini hızlandırıcıdır.

Sonuç olarak ineklerin inek yediği düşüncesi garip olabilir. Fakat hiç düşünmeyin, arkanıza yaslanın ve bir bardak yamyam sütünün tadını çıkarın.

2. İnekler Slow Müzik Dinlemeyi Seviyor Olabilir

Bir sonraki süt alışınızda Gökhan Tepe ya da İlhan İrem aklınıza gelebilir. 2001 yılında yapılan bir araştırma, ineklerin slow müzik dinlemesinin süt verimini artırdığını gösterdi. Daha bilimsel olarak konuşursak dakikada 100 atımdan daha yavaş şarkılar inekleri rahatlatıyor ve %3 oranında süt veriminde artış gösteriyor. Bu araştırma İngiltere’de yapıldı.

Kanada’da yapılan bir başka araştırma ise aslında müziğin ineklere bir etki yapmadığını, sadece süt sağım makinalarının rahatsız edici seslerini bastırdığını, bu yüzden verimli bir görüntü oluşturduğunu söylüyor. Yine de birkaç tane ineğiniz varsa Mazhar Alanson – Sarı Laleler dinlemenin bir zararı olmaz.

3. Yağsız Süt Ve Keratinli Kumaş

Bir zamanlar hiç kimse yağsız süt içmezdi. Tereyağı yapım sürecinin bir yan ürünü olan yağsız süt, çöpmüş gibi muamele edildi ve peynir altı suyu ile birlikte nehirlere atıldı. 1920’li yıllarda on binlerce litre süt devletin su kanallarına akıyordu ve her şey kokuyordu.

Süt şirketleri bu kokuyu durdurmak için baskıya maruz kaldıklarında, yağsız süt için yeni kullanım alanları bulmaya başladı. 1950’li yıllarda firmalar kaynamış sütün kilo vermeye yardımcı olabileceğini iddia ettiler. Birdenbire süpermarketlerde yağsız süt satışları arttı. Ancak yağsız süt için belki de en ilginç kullanım alanı kazein ile ilgiliydi.

1930’larda, İtalya ve Amerika’daki bilim adamları yağdan kazein çıkardı, lif haline getirdi ve her türlü projede kullandı. Araba koltuk döşemesi mi gerekiyor? Kazein yapabilir. Sahte bir kürk şapka mı yapmak istiyorsunuz? Kazein var! 1940 sonlarına kadar insanlar süt kremasından yapılmış kıyafetlere epey ilgi gösterdi.

Son birkaç yılda Alman tasarımcısı Anke Domaske sayesinde kazein yine moda haline geldi. Moda markası Mademoiselle Chi Chi’nin kurucusu Domaske yağsız süt giyim ürünlerini bir üst seviyeye çıkardı. 2011’de QMilch veya QMilk adlı yeni bir fiber icat etti. QMilch, 1930 ve 40’lı yılların kazein ürünlerinden çok daha çevre dostu. İnsanların tüketemeyeceği sütten yapılmış işlemler, normalde tekstil üretimiyle ilişkili olan tehlikeli kimyasalları dışarıda bırakıyor.

Kazein kurutulmuş sütten alınır, ısıtılır ve daha sonra ince ipliğe bükülür. Fiber tamamlandıktan sonra yeni tasarımlarında kullanmaya hazırdır. Tamamıyla yıkanabilir ve ekşimez. Pamuk alerjisi olan insanlar için iyi bir seçenek olarak hayatımızda bulunuyor.

4. Erkekler ve Kızlar Farklı Süt İçer

Erkekler ve kadınlar malumunuz olduğu üzere biyolojik olarak farklıdırlar. Özellikle kemik yapımız ve boşaltım sistemimiz oldukça farklıdır ve bilim adamları müthiş bir başarı gerçekleştirmediği sürece erkekler doğum yapmaya elverişli değildir. Kadınlar erkeklerden daha uzun yaşarlar, erkekler uyku yoksunluğuyla başa çıkmada daha başarılıdır ve bayanlar renkleri belirleme konusunda oldukça iyidir. Bunların dışında ise bebekken alınan süt farklıdır.

Yapılan bilimsel çalışmalar anne sütünün, doğumda erkek ya da kız olmasına bağımlı olarak değişiklik gösterdiğini söylüyor. Erkek annelerinin sütü %35 oranında daha yağlı iken kız annelerinin sütündeki protein miktarı çok daha yüksek. Erkek çocukların daha aktif olması, daha fazla enerji tüketimi demektir. Bu yüzden erkeklerde yağ miktarı artışı olabilir. Kız çocuklarının ise daha sağlam kemik yapısı gereksinimini karşılamak için anne daha fazla kalsiyum salgılıyor. Fakat kız çocukları erkek çocuklara nazaran daha fazla süt emdiği için toplamda alınan yağ miktarı eşitleniyor.

İnsanların dışında hayvanlar da farklı tip süt üretiyor. Maymunlar, inekler, kızıl geyikler bunlardan sadece birkaçı. Ayrıca insanların süt üretimi çevresel faktörlere göre de değişiklik gösterebiliyor. Yetersiz beslenen annelerin süt üretimi erkek çocukları için değişmezken kız çocukları için daha kremsi oluyor.

Bütün bunlar ele alındığında süt ve bebek gıdası üreticilerinin farklı cinsiyetteki çocuklar için farklı tip süt ve gıda piyasaya sürmesi gerekmekte. Bunu söyleyen biz değiliz, bilim adamları.

5. Birçok İnsan Sütü Sindiremez

Kendinize bir kase tahıl hazırlayın ve tamamını yeyin. Eğer sıfır ishal ile bir sonraki tuvaletinizi yapıyorsanız tebrikler! Mis gibi bir mutantsınız!

Yetişkin insanların %60 tan fazlası sütü sindiremez. Anne sütü içmeyi bıraktığımızda sütteki şekeri sindiren laktaz denilen enzimi üretmeyi bırakırız. Sürekli bir laktaz arzı olmadan, laktoz intoleransı başlar ve bir yudum süt içtiğinizde kramplar, şişkinlik veya bulantı ile sonuçlanır.

%60 dedik ama %40 lık dilimde kalan insanların durumu genetik bir anomalidir ve Avrupa, Afrika ile Hindistan’da görülür. Eski bir mutasyon sayesinde vücut hala laktaz üretir ve bu nedenle bebeklikten sonra süt içebilirler. Bilim adamları bu süt mutasyonunun çıkış yerinin M.Ö. 10.000 dolaylarında ülkemiz olduğunu düşünüyorlar.

Bu süt dostu genin neden ortaya çıktığı veya Avrupa’da nasıl hızla yayıldığından kimse emin değil. Araştırmacılar Avrupa’lı eski insanların yeterince güneş ışığı almadıklarını ve D vitamininin yeni işlenme biçimlerini benimsediklerini düşünüyor. Afrika içinse daha iyi bir fikre sahipler. Afrika çiftçileri gölet veya nehirlerden su içmek zorunda kaldılar ve bu mikroplar sayesinde inanılmaz derecede riskli oldu. Dolayısıyla Afrikalılar, sonunda süt işleme yeteneğini geliştirdiler ve böylelikle korkunç hastalıklardan kaçındık.

6. Anne Sütü Satışı

Anne sütü bır gıda ürünü olarak kabul gördüğü için satılmasına engel olacak bir yasa bulunmuyor. Kimi anneler fazla sütlerini pastörize ederek “Anne Sütü Bankarına”, kimileri ise internette satışa sunuyor. Yarım litresi ortalama 200 Lira üzerinden alıcı bulan anne sütü son zamanlarda adeta bir sektör haline geldi. Kimi anneler ise bebeğini kaybettiği zaman sütü boşa gitmesin diye sütü olmayan annelere ücretsiz süt annelik yapıyor. Alkışı hakediyorlar.

7. Kuş Sütünün Mucizeleri

Süt üretimi memelilere mahsus değil. Güvercin gibi bazı kuşlar da süt üretimi yapabiliyor. Tam olarak süt olmasa bile süte benzer bir sıvı ve bebeklerini beslemek, gelişimlerini sağlamak için kullanıyorlar. Güvercin sütü bitki içinde, özofagustaki bir saklama alanında üretilir. Mahsul, iç kiler gibi iş görür ve bitki duvarlarındaki laktasyon hücreleri, bebek kuşlarının leziz bulduğu kalın bir sıvıyı serbest bırakır.

Hem anne hem de baba güvercin bu sütü üretir ve saklarlar. Bebek acıktığında gagalarını açar ve sütü verirler. Genç vahşi güvercinler bu sütü almazlarsa ölürler. Bilim adamları güvercin kusmuklarından beslendiğinde tavukların yüzde 38 daha hızlı büyüdüklerini keşfettiler. Bunun nedeni muhtemelen sıvı antioksidan, protein ve yağ bakımından zengin olması. Güvercin sütü, insan veya inek sütüne göre daha fazla protein içerir.

Süt yapma yeteneğine sahip tek kuş güvercin değildir. Flamingolar bebeklerini sindirim sistemlerinde üretilen özel bir madde ile mutlu ediyor. Eğer anne flamingo avlanmaya gittiğinde geç kalırsa, onun yerine baba flamingo öksürerek kendi sütünü verebiliyor.

8. Sütler Neden Mağazalarda Arka Raflardadır?

Bir sabah uyanıp dolapta süt kalmadığını fark ediyorsunuz. Öfkeyle terliklerinizi giyip, yerel bakkaa gidip süt bölümüne doğru ilerliyorsunuz. Soda ve “önemli olmayan” olarak adlandırabileceğimiz eşyaların arkasındaki rafa ilerliyorsunuz. Birçok ülkede süt, günlük diyetin büyük bir bölümünü oluşturuyor, bu yüzden arka tarafta ne yapıyor?

Bunun iki sebebi var. İlki sepeti doldurma adı verilen hile ile ilgilidir. En arka rafa doğru giderken bir sürü gereksiz ama canınızı çektirecek gıdayı görüp satın alma ihtiyacı duymanız. Mağaza sahipleri bunu başarılı bir operasyona dönüştürmeye çalışır. Bunun en güzel örneğini BİM ve A101 de görebilirsiniz. Tek giriş, tek çıkış ve ekmek bile almaya girseniz tüm mağazayı dolaşmak zorunda kalırsınız.

İkinci sebep biraz daha masumdur. Marketler buna soğuk zincir adını verir. İnek sağıldıktan sonra süt soğuk kalmalıdır. Aksi halde bozulur. Soğutuculu kamyonlarla taşınır ve marketlerin soğuk odalarına indirilir. Süt rafları bu soğuk odaya yakındır. Tüm işlemi hızlandıran bir basamaktır ve sütün soğuk kalmasını sağlar.

9. Cadı Sütü

Süt sadece dişiler tarafından salgılanır diye düşünüyorsanız yanılıyorsunuz! Erkekler de süt salgılayabilir ve tek ihtiyacı olan şey prolaktin hormonudur. Bu hormon zaten erkeklerin vücudunda vardır, fakat çekiniktir. Bu hormonu harekete geçirmek gerekir.

Bu hormonu harekete geçirmenin birkaç yolu var ama hiç hoş değil. Sonucunda bir hipofiz bezi tümörü, karaciğer yetmezliği gibi şeylere maruz kalabilir. Veya meme uçlarını masaj yapmaya başlayabilirler. Ciddi biçimde – memeleri uyararak erkekler, prolaktin birikimi ile göğüslerinde alveollerin süt yapmaya başlamasına neden olabilirler.

Bu durum sadece insanlar için de geçerli değil. Yarasalar, keçiler, domuzlar da erkeklerinin süt salgılaması yeteneğine sahiptir.

Bebekler de zaman zaman süt yapabilir. Buna “Cadı Sütü” denir ve genellikle bebeğin doğumundan üç gün sonra gerçekleşir. Bebeğin göğüsleri şişer ve meme sütlü beyaz bir sıvı sızdırır. Fetüs geliştikçe, annenin vücudu göğüslerini büyüten östrojen hormonu üretir. Bu östrojen bebeğin kan dolaşımını da dolaşır ve bazen bu hormonlar yenidoğanların göğüslerini büyütür ve bebeklerin süt vermelerine neden olur. Endişelenecek bir şey tabiki yok. Şişkinlik genellikle iki hafta sonra ortadan kaybolur.

Fakat orta çağda insanlar büyüden ve büyücüden çok korkardı. Cadıların beslenmek için bebeklerin sütünü kullandıklarını düşünürlerdi. Bu yüzden bebeklerin ürettiği süte cadı sütü denir.

10. Domuzu Sağmaya Çalışan Adam

Süt deyince insanların aklına inek veya keçi gelir. Ama süt bununla sınırlı değil. Mesela Abu Dhabi’de deve sütünden milkshake satılır. İtalya’da bufalo sütünden mozarella peyniri vardır. Malum Türk içeceği kımız ise at sütünden yapılır. Ama bazı insanlar olayı çığırından çıkarmışlar. Edward Lee adındaki görseldeki şef domuz sütünü sağıp kullanmak istiyor, 14 küçük meme ucu bulunan domuzun sağılması ise tam bir eziyet. Üstelik domuz sütünden peynir elde edilemiyor. Bu adam ise domuz sütünden peynir yapmaya kafayı takmış bir adam. Yeni anne olmuş domuzlarla arkadaşlık kurup güvenini kazanıyor ve sütlerini sağıyor. Müslüman ülkelerde satışını yapamayacak olsa bile peynir yapmayı başarırsa epey alıcısı olacak gibi.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuz girin
Lütfen adınızı girin