NASA Ve Küçük Sırları

40
Görüntüleme

Dünya genelinde dolaşan komplo teorileri NASA hakkında ilginç iddialarda bulunuyor. Bir uzay kalemi için milyon dolarlar harcayınca gayet doğal olan bu teoriler arasında ay üzerinde yaşam formu olmasından tutunda kaybedilen arşivlere kadar neler neler var. Çok geniş bir ekibe sahip olan NASA ayrıca neredeyse sınırsız bütçeye sahip. Belkide bu yüzden hakkında çok sayıda komplo teorisi mevcut. Bu listemizde NASA hakkında bu teorilerden bazılarını sizler için derledik.

1. Apollo 11 Orijinal Kayıtlarının Üzerine Yanlışlıkla Başka Kayıt Mı Yapıldı?

NASA, Apollo 11 in Ay’a inişinin montaj olduğu söylentilerine cevap olarak 2006 yılında orijinal kayıtların kaybolduğunu açıklamıştı. Bu durum ay yolculuğunun sahte olduğu söylentilerini iyice artırmıştı hatta Ruslar soruşturma bile başlattılar. 2004 yılında ise Reuter Ajansı Sidney’de görüntüleri bulduğunu açıkladı. Fakat henüz net bir görüntü insanlara sunulmadı. Bugün NASA’da çalışan bir çok uzman görüntülerin çoktan kaybolduğuna inanıyor. 60 ve 70 li yıllarda yapılan bütçe kesintileri dolayısıyla kaset makaralarını depolamadan tekrar kullanmak gerekmişti. Büyük ihtimalle orijinal kasetler üzerine tekrar kayıt yapılan 200.000 kadar kasetin içindeydi. En azından çalışanlar arasında yaygın görüş bu şekilde.

2. Eski Nazi Bilim Adamlarını NASA Mı Götürdü?

2. Dünya savaşından sonra uluslar arası etkileşmelerin biraz karanlık olduğunu tarih dersi alan herkes bilebilir. Bu karanlık ve karmaşa sırasında CIA eski Nazi bilim adamlarını kendi bünyesine katmak için “Ataç Operasyonu” adı verilen bir çalışma yürütmüş olabilir.

Operasyonun resmi amacı Nazi bilim adamlarının Sovyetler Birliği tarafından alınmasını önlemekti. Almanya’da Naziler için çalışan bilim adamları ve mühendislerin kataloglarından Osenberg Listesi adı verilen bir belgenin ele geçirildiği açıklandı. ABD daha sonra bu Alman bilim adamlarının ve ailelerinin 1.600’ünü Amerika’ya götürdü ve süpersonik roketlerden sinir gazına, güdümlü füzelere kadar her şeyi geliştirdi. Daha sonra halka duyurulan bu operasyon halkı ikiye bölmüştü. Bir kısım bu teknolojinin Sovyetlerin eline düşmemesi için olumlu karşılamıştı, diğer kısım ise bu bilim adamlarının savaş suçlusu olduğu kanaatindeydi.

3. Stajyerler Ay Taşı Üzerinde Birlikte Oldu

2002’de NASA stajyerinden Thad Roberts kız arkadaşını etkilemeye çalışan bir çocuktu. İki suç ortağı ile beraber Johnson Space Center’a girdi ve 270 kilogramdan fazla ay taşı çaldı. Roberts ve ortakları 21 milyon dolar değerinde olan taşları satmaya çalışmakla suçlandı; ancak çift kayaları bir yatağa serpip üstünde seks yapmıştı.

Üç stajyer yakalandı ve suçlarını kabul etti. Roberts sekiz yıl hapis cezasına çarptırıldı. Kayaların kirlenmesi dolayısıyla araştırmalarda kullanılamayacak hale gelmesi ve soygun sırasında onlarca yılın el yazısı notlarının imha edilmesi bu cezanın sebeplerindendi.

Gerçi Roberts o kadar kötü bir stajyer değildi. Einstein’ın göreliliğini ve kuantum mekaniğini birleştirebilecek bir teori yarattı.

4. Apollo Astronotlarının Sigortası Yoktu

Astronotların mühendislik, biyoloji, matematik, fizik, mekanik, pilotluk ve bir misyonla ilgili olabilecek her konuda uzman olduğunu düşünürsek, arz ve talep denilen küçük bir şeyi anlamaları şaşırtıcı değildir. Efsanevi Apollo 11 lansmanına geçen aylarda Neil Armstrong ve mürettebatı yüzlerce imza attılar, ancak en önemlileri yukarıdaki görselde imzalanmış ve damgalanmış zarflardı.

NASA astronotların hayat sigortası poliçesini yapmadığı için, astronotlar arkadaşlarına ve ailelerine zarf imzaladılar ve felaket durumunda onları satmaları istendi. NASA astronotlar Ay’da karaya oturmuş olsaydı Apollo 11 ile iletişim kurmak için önceden bir planı olduğunu söylüyordu. Nixon’un önceden yazılı bir konuşması bile vardı.

NASA 2003 yılından bu yana bile astronotları için özel bir sigorta yapmıyor. Challenger misyonu uçuş sırasında patladığında ölenlerin aileleri sadece standart federal hayat sigortası ödemesini aldı.

5. Eski Astronotlar Mutlu Bir Hayat Sürmüyor

NASA astronot programı zorluğu ile meşhur. Akademik ve mesleki on yıllar süren hazırlıkların ardından adayların istenilen fiziksel özelliklere sahip olmaları gerekiyor. Program başlangıcından bu yana kriterleri sağlayan toplam 257 astronot seçildi ve gerçek bir astronot olabilmek için şansları halen sadece yüzde 0,8’dir. Dünyanın en zorlu mesleklerinden birini üstlenmeyi taahhüt etmelerine rağmen.

Apollo 11’in ardından Buzz Aldrin’in günlük hayatına zor bir dönüşü oldu. NASA’dan ayrıldı, boşandı, yeniden evlendi, tekrar boşandı, depresyon ve alkolizm yaşadı, Hava Kuvvetleri ile başarısız oldu ve bir Araba satıcısı olarak kaldı (çok da iyi olmayan), altı ay boyunca bir satış görevlisi olarak sadece bir araba sattı. Neyse ki bugünlerde bir kez daha evlendi ve şimdilik mutlu bir hayat yaşıyor.

Diğer astronotlar da benzer kaderle bir araya geldi. Lisa Nowak sivil hayatına döndükten sonra cinayet girişiminde bulundu. Jim Irwin, gökyüzünden döndükten sonra Nuh’un Sandığı’nı bulmaya hayatını adadı. Bir mühendis, 1988-1996 yılları arasında Mesih’in Dünya’ya inmesi ile ilgili çok sayıda kitap da yazdı.

6. Bazen Başarı Gelmiyor Değil

Yıldızları gören herkesin sonu yukarıdaki gibi değil tabiki.

John Glenn 25 yıl boyunca Ohio’da bir devlet senatörü olmaya devam etti ve hatta 1984’te cumhurbaşkanlığına aday oldu. Story Musgrave, Disney için bir konsept sanatçısı olarak çalıştı ve California’da bir heykel şirketi var. Scott Parazynski Everest’e tırmandı. NASA bombalarını geliştiren kişi ise pek sevdiğimiz oyuncağımız olan su tabancasının mucidi.

7. Astronotlar Kendi İdrarını İçiyorlar

Bilim adamları astronotların ve mürettebatın nefesini, terini, banyo suyunu ve idrarını yoğuşturup toplayan ve içme suyuna dönüştüren bir yol geliştirdiler. Bu sistem yılda 6.000 litre kadar suyu geri dönüştürüyor. Ayrıca sıfır yer çekiminde astronotların tuvaletlerini nasıl yapacağına dair eğitimleri var. Eski zamanlarda astronotlar tuvaletlerini yapmak için kendilerine özel hazırlanan paketler yapıştırıyorlarmış.

8. Deliren Astronotları Durdurmak İçin Bant Kullanmak

NASA görevdeki bir astronotun delirmesi durumu için bir prosedür hazırlamıştır. Belgelere göre astronotun el ve ayak bilekleri şerit bantla kendisi ise kabloyla bağlanmalı ve gerekirse kendisine sakinleştirici enjekte etmelidir. Bu belge her olası talimatın yer aldığı bir uzay istasyonu kontrol listesinin bir parçasıdır.

Fakat ölüm durumunda uygulanacak resmi bir protokol bulunmamaktadır. Bu protokoller ise resmi olmakla beraber vaka gelişimine bağlı olarak tavsiye diye ele alınıp farklı bir uygulama yapılabilir.

9. Uydularda Balina Yağı Mı Kullanılıyor?

History Channel “ABD Hikayesi” mini dizisinin dördüncü bölümünü yayınladığında bu efsane dikkat çekti. Belgesel hubble teleskopunu işaret ederek “Bugün bile balina yağı NASA tarafından kullanılmaktadır” diyordu.

NASA Hubble teleskobunda kesinlikle balina yağı kullanmadığını iddia ederek belgesele yanıt verdi. Bununla birlikte balina yağının uzay araştırması sırasında bir noktada kullanılması gerektiği yönündeki spekülasyonlar devam ediyor. Balina yağı sıfır altındaki sıcaklıklarda donmaz, aşırı yüksek basınç altında bile yoğunluğunu korur.

Uluslararası Balina Avcılığı Komisyonu 1986 yılında ticari balina avcılığını yasaklamış ve balina yağının ticari popülaritesi petrolün popülaritesindeki artıştan çok daha önce azalmıştı. NASA’nın bugün saf balina yağı kullanması muhtemel değil, bunun yerine balina yağını taklit etmek için belki de sentetik bir yağ kullanıyor.

Gezegenin uydularının bir kısmı dünyanın en büyük yaratıklarından mı oluşuyor? Balina ikilemi halen tartışmaya elverişli. Yalnız balina yağı NASA’nın kurulmasından neredeyse yüz yıl önce 1850’lerde en yüksek tüketim seviyesinde bulunuyordu.

10. Kadınlar Hakkında Hiç Bir Fikirleri Yok

Kadınların uzay programına katılımı zamanla istikrarlı bir şekilde gelişse bile NASA halen bir erkekler kulübüdür. NASA, kadınları hedef alan sosyal yardım programlarına sponsorluk yapıyor ve 2016’da program için dönüm noktası olarak NASA’nın sınıfı yüzde 50 kadınlardan oluşuyordu. 2016 Akademi Ödülleri’nde gösterime giren film Hidden Figures, ilk görevlerinde NASA’nın insan bilgisayar ekibinin bir parçası olan gerçek hayatta Afro-Amerikalı üç kadının hikayesini popülerleştirdi.

Mühendislik ve fizik gibi alanlarda ezici çoğunlukla erkek egemen olduğu göz önüne alındığında, NASA’da bulunan birçok kadın hala gizemli görülüyor. Bir grup mühendisin ilk kadın astronot olan Sally Ride’yi görevi için hazırlaması ise bu durum düşünüldüğünde çok ilginç geliyor.

Mühendisler kadın astronota yedi günlük uzay gezisi için 100 tamponun yeterli olup olmadığını sordu. Bir jest olarak ise tamponların iplerini birbirine bağlayarak uçup gitmelerini engellediler.

Bu mühendislerin artık endişelenmesi gerekmiyor. NASA kadın astronotların adet sürelerini geciktirmek için hap yöntemini uyguluyor. Uzun süreli seyahat için hapların kapladığı yer tamponlara göre çok daha az yer kaplıyor 🙂

CEVAP VER

Lütfen yorumunuz girin
Lütfen adınızı girin