Kötü Konularda Liste Başı Olan Ülkeler

128
Görüntüleme

Dünya üzerinde bir çok rekor var. Brezilya’nın 5 Dünya Kupası olması, Danimarka’nın en mutlu ülke olması gibi çoğunluğu iyi olan bu rekorların yanında bazı ülkeler kötü konuların rekortmenleri. Bu listemizde sizlere 10 kötü hususta dünyanın rekortmen ülkelerini derledik.

Avusturya – Sigara Tüketimi

Avusturya nüfusunun %37’lik kesimi sigara tüketicisi. Her 3 kişiden birisi sigara kullanıyor ve bu alanda dünya rekortmeni. Ayrıca %8’lik dilim ise düzenli kullanmasa bile arada sırada tüketiyor. Kapalı alanda sigara yasağı bulunduğu için bütün restoranların koltuklarının yarısı açık alanda bulunuyor.

Belarus – Alkol Tüketimi

Dünya Sağlık Örgütü’ne göre ortala bir Belarus vatandaşı yılda 18 litreye yakın alkol tüketiyor. Ülkenin erkeklerinin ortalaması 27.5 litreyken dünya ortalaması ise 6.2 litre. Belarus hükümeti, Dünya Sağlık Örgütü’nün raporunu yalanlarken ülkede 18 olan resmi alkol tüketimi yaş sınırını 21 yaşa çıkarmayı planlıyor.

Güney Kore – Estetik Ameliyatı

Güney Kore’de plastik cerrahisi adeta günlük yaşamın bir rutini haline dönüşmüş durumda. Ülke’de bulunan yetişkin kadınlardan %20’si en az 1 kez bıçak altına yatmış vaziyette. Bu durum ülkenin cerrahlarına tecrübe ve popülarite kazandırmış halde ve uluslar arası müşteriler edindiler. Ülke kadınlarının ise neden böyle bir takıntısı olduğunu kimse bilmiyor. Erkeklerinin dış görünüşe göre yargıladıkları düşüncesi sanılmakta.

Honduras – Orman Tahribatı

Orman tahribatı ne kadar global bir problem olsa bile Orta Amerika ülkesi Honduras’ın yeri ayrı. Ülke 1995 yılından bu yana ormanlarının neredeyse yarısını kaybetti. Bu kaybın temel sebeplerinden birisi yemek pişirmek için bile yakıtları bulunmaması ve ağaçları kullanmaları. Bunun dışında büyük bir kahve üreticisi olan ülkede ilaçlamanın aşırı bilinçsiz yapılması da etkili. 2011 yılında ise uyuşturucu kaçakçılarının ülkede aktivitesinin artmasıyla tekrar yeşile bürünmeye başlayan ülke buna rağmen halen kel bir örtüye sahip.

Çad – En Kısa Ortalama Ömür

49 yıllık hayat beklentisi ile doğan ülke insanı resmi olarak bu alanda rekorun sahibi. Bir çöl ülkesi olan Çad’da susuzluk, kıtlık ve doğal afetler ile baş etmeye çalışan halkın ortalama ömrü dünya üzerinde belirlenen en kısa ömür olarak geçiyor. Ülke ayrıca iç savaş, zamanında yaşanılan Muhammed Kaddafi ile ilişkiler, Sudan ile yaşanmış mülteci krizleri ile iyice yıpranmış vaziyette.

Bu kadarı yetmez diyenler için ise Çad AIDS virüsünün merkezi ve ülkede yaşayan her 100 yetişkinden 4 tanesi bu virüsle hayatını sürdürüyor. Nüfusun sadece %4’ü temiz su kaynağına sahip ve bu durum ishal, kolera gibi hastalıkları aşırı tetikliyor. Ayrıca ülkede her 38.000 kişiye 1 doktor düşüyor.

Almanya – Hayat Kadınları

Almanya’da günümüzde 300.000 den fazla hayat kadını bulunmakta ve bunların yarısı yabancı kökenli. 2002 yılında hayat kadınlığını yasallaştıran uygulamadan sonra ülke adeta bir seks süpermarketine dönüştü. Sadece Berlin şehrinde 500’den fazla genel ev olduğu söyleniyor. Ülke genelinde ise 3.000’den fazla. Ülkede bu sektörün hacmi ise yılda 20 Milyar Dolar.

Bu işin perde arkasında ise trajediler yatmakta. Ülkeye çalışma umuduyla getirilenler, insan kaçakçılığı mağdurları, sektöre zorla sokulanlar… Parlemento üyelerinin itirafı ise bu işi yasal hale getirmek hayat kadınlarının durumunu düzeltmek amaçlıydı fakat daha da berbat edeceğini ön göremedik şeklinde.

Papua Yeni Gine – Yamyamlık

Tarih öncesi devirlerden bu yana 19. yüz yıla kadar yamyamlık nadir görülmeye başlanan bir olaydı. Yeni Gine adası ise dış dünyadan uzak, yağmur ormanları ile kaplı, kapalı kutu kabilelerin yaşadığı bir yer. Ülke keşfedildikçe kabileler de yavaş yavaş keşfediliyor. Örneğin Korowai adlı kabile halen cadı olduğundan şüphelendiği erkeklerin etlerini yiyor, üstelik pişirmeden. Önce oklarla vurarak şüpheliyi öldürüyorlar ardından parçalayıp yiyorlar. 1950 yıllarında keşfedilen Fore kabilesi ise ölü yamyamlığı yapıyor. Ölülerinin etlerini yiyen kabilede 1950 – 1960 yılları arasında 1.000 den fazla kuru hastalığı gözlemlendi. Bu hastalık ölü insanların beyinlerini yemekten kaynaklanıyordu.

Japonya – Hayvan Zulümü

Olay zulüm olduğu zaman gözlemlenebilir bir ölçü olmadığı için rekor da olmaz. Fakat Japonya yine de gelişmiş ülkeler arasında açık ara önde bulunuyor. Bilimsel araştırma adı altında balina ve yunus avcılığı yapılan ülkede son 60 yılda bu hayvanların et tüketimi tavan yapmış vaziyette. Uluslar arası yasaklara rağmen araştırma, eğitim gibi nedenler öne sürülerek avlanan bu canlılar okullarda öğrencilere bile yediriliyor.

Yılda bir düzenlenen Taiji Yunus Avı’nda bir gecede 2.500 Yunus Balığı katlediliyor. Yine de iyi şeyler yapmıyor değiller. Kedi ve köpek evcilleştirilmesinde balıkların aksine gayet ileri bir toplumlar.

Somali – Çocuk Askerler

Çocuk askerler uluslar arası yasaklara rağmen Somali bu hususta 10 yaşındaki erkek çocukları askere alarak yasakları deliyor. Aslında yasağı delen hükümet değil, hükümet karşıtı islamcı gruplar. Özellikle Al-Shabab adlı grup bu konunun en çok bilineni. 10 yaşındaki çocukları hükümete karşı savaşa gönderiyor ve ortama 100 çocuktan 98 tanesi yaşamını yitiriyor.

Ellerinden kurtulan bir kaç çocuğun anlattıklarına göre bir çocuk elinde top ile çocukları futbol oynamaya çağırıyor. Futbol oynama maksadı ile düzlük bir sahaya gelen çocuklar alınarak eğitim kamplarına kaçırılıyor. Kaçırılan çocukların aileleri aranıyor ve endişe etmemeleri gerektiğini, çocuklarına islamın temel prensiplerini öğreteceklerini bile söylüyorlar.

Bangladeş – İnsan Kaçakçılığı

İnsan kaçakçılığı gerçekten büyük bir suç ve düşünülenden daha fazla mağdur olduğu kesin. Her yıl 800.000 – 1.000.000 insan bu suça maruz kalıyor. Kaçakçılığın temel sebepleri seks işçiliği, kölelik ve organ ticareti.

Bangladeş’te ise yılda ortalama 50.000 kadın sınır dışına kaçırılıyor. Erkek sayısı bilinmiyor bile. Genellikle Hindistan veya Orta Doğu ülkelerine götürülüyorlar. Yurt dışında daha iyi bir hayat vaadi ile kandırılan genç kadınlar genelde seks işçisi olarak kullanılıyor.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuz girin
Lütfen adınızı girin