Deja Vu Nedir Açıklayan Teoriler

43
Görüntüleme

Deja Vu nedir dersek temel olarak ben bu anı daha önce yaşamıştım dediğimiz histir. Sonrasında kısa süreli de olsa neler olacağını tahmin edebiliriz. Bu olayı açıklamaya çalışam 40 tan fazla bilimsel teori var fakat sizlere içlerinden 10 tanesini derledik.

10. Karmaşık bir his ve hatıralar

Bu teori Deja Vu olayını his perspektiflerimize bağlıyor. Grant Et Al adı verilen ünlü bir psikolojik deney hafızamızın içeriğe bağımlı olduğunu, doğal olarak bir olayı yaşadığımız yerde o olayı daha iyi hatırladığımızı gösteriyor. Bu durumda çevre faktörü hafızamızı çok daha rahat harekete geçiriyor. Özgün bir koku bile bilinç altımızı anında harekete geçirip yaşadığımız bir olayı bize anımsatabiliyor. Bu teori işte bu yüzden aynı Deja Vu olayını 2 kere yaşayabilmemizi açıklıyor. Buna rağmen neden Deja Vu yaşadığımızı açıklayamıyor.

9. İkili işleme

Bir önceki teoriye benzer olarak bu teori hafızamızın belirli çevre koşullarında anormal bir işleme yaparak olağan dışı davranmasını savunuyor. Normalde bir şeyleri algılama esnasında beynimiz kısa süreli hafızamızı kullanır. İşlenmiş bilgiyi algılamaya devam edersek uzun süreli hafızaya geçilir ve hatırlamamız kolaylaşır. Kısa süreli hafızamıza kaydedilenler onları anımsamazsak bir süre sonra silinir. Örneğin satın aldığımız alelade bir ürünün fiyatı gibi. İşte bu teoriye göre bir şeyi anımsadığımızda beynimiz yeni olayı uzun süreli hafızamıza kaydetmeye çalışıyor ve karşımıza Deja Vu çıkıyor. Teori biraz karmaşık çünkü beynimizin neden sadece bazen zamanlama hatası yaptığını anlatmıyor.

8. Paralel evrenler teorisi

Benim şahsen en çok benimsediğim teori. Bu teoride yaşadığımız evrenden milyonlarca var ve hepsinde farklı olaylar gerçekleşiyor. Alınan her farklı karar o evreni şu an yaşadığımızdan daha da farklılaştırıyor. Deja Vu bu teoriyle açıklanmak istenirse olayı gerçekte hayatınızda tecrübe etmediniz ama paralel evrenlerden birindeki siz tecrübe etti. Ve bu olay esnasında o evrenle bir uyum sağlandı. Bu teorinin pek bir bilimsel kanıtı yok bu yüzden kabul görülmesi çok zor. Yine de efsanevi “Fringe” dizisini izleyenler bu teoryi daha çok benimseyecektir.

7. Benzerliğe bağlı tanıma

Çevremizdeki bir uyarıcıyı tanıdığımızda “Tanıma Hafızası” adı verilen hafızamız “Benzetme” ve “Tekrar Toparlama” formlarında devreye girer. Tekrar toparlama, daha önce görmüş olduğumuz bir şeyi anımsamada kullanılır. Beynimizin gerçek bilgiyi hafızamıza işlemesiyle oluşur. Benzerliğe bağlı tanıma ise hatırladığımızı sandığımız bir şeyi gördüğümüzde gerçekleşir. Aslında bu şeye dair bir hafızamız yoktur. Sokakta gördüğümüz birisini aslında tanımıyoruzdur ama ben bunu nereden tanıyorum diye düşünürüz. Deja Vu bu sürecin bir parçası olabilir. Bunu açıklayan psikolojik testler bile yapıldı. Katılımcılara ünlülerin isim listesi ve sonrasında fotoğrafları verildi. Fotoğraflardan bazıları önceden verilen isim listesinde bulunmuyordu. Tahmin edeceğiniz üzere katılımcılar isim listesinde olmayanların fotoğraflarını gördüklerinde listede isimlerinin geçtiğini savundular. Teoriyi doğrular nitelikte bir çalışma.

6. Hologram teorisi

Hologram teorisine göre beynimiz olayları 3 boyutlu bir görsel olarak işliyor. Bu yüzden bütün olay tek bir elementin üzerinden tekrar şekillenebiliyor. Çevredeki koku ya da ses gibi tek bir tetikleyici size daha önce yaşamış olduğunuz bir olayı anımsatıp tüm hafızanız adeta bir hologram gibi bu tetikleyici üzerine tekrar kurulabiliyor. Örneğin bir konserve kutusunu elinize aldığınızda hissetiğiniz metal size bisiklet sürerken bir anınızı hatırlatabiliyor. Bu teori Deja Vu özetle böyle açıklıyor.

5. Öngörüsel Rüyalar

Öngörüsel rüyalar, rüyanızda ileride olacakları tahmin yoluyla görebildiğiniz rüyalardır. Dünya’da bir çok insan gördüğü rüyalardan yola çıkarak gerçekleşecek olan trajedileri ihbar etmekteler. Titanik bile batacağı onlarca kişinin rüyalarında görüp ihbar edilen bir trajediydi. Adeta bilinç altımızda bir 6. his. Bu teori ile anlamış olduğunuz üzere ben bu anı yaşamıştım dediğiniz Deja Vu anını aslında rüyanızda görmüştünüz. Ayrıca rüya görmenin bir bilinç ürünü olmadığını düşünürsek Deja Vu yaşatan tetikleyicinin ne olduğunu anımsamamamız gayet doğal.

4. Bölünmüş dikkat

Bölünmüş dikkat teorisi Deja Vu olayını bilinç altımızın bir nesneyi tanımlaması olarak açıklıyor. Bilinç altındaki farkında olunmayan düşünceler bilincin hatırlayamadığı nesneleri hatırlıyor. Öğrencilerin katılımıyla yapılan bir deneyde katılımcılara farklı yerlerin fotoğrafları gösteriliyor ve hangilerini anımsadıkları soruluyor. Fotoğraflar bilinçlerine kaydolacak kadar uzun süre gösterilmiyor ve bir çok öğrenci hiç bilmedikleri konumların tanıdık geldiğini savunuyor. Bu örnekten yola çıkarsak Deja Vu bizim bilmediğimiz bir olayı bilinç altımızın bildiği bir nesneyi anımsayarak bize hatırlatması diyebiliriz.

3. Amigdal

Amigdal beynimizin korku, öfke gibi durumlarda tetikleyicisi olan küçük bir bölgesidir. Örneğin örümcekten korkuyorsunuz ve bir örümcek gördünüz, hissettiğiniz korkuyu işleyen yere amigdal denir. Tehlike anında beynimizin işleme şeklini ve yönünü değiştirebilir. Düşen bir ağacın altında olduğunuzu gördüğünüzde oluşan paniğin sebebi amigdaldır. Kendi eviniz olduğunu düşündüğünüz bir eve giriyorsunuz ve tasarım tamamen sizin evinizle aynı. Fakat taban tahtaları farklı ve anında bir panik oluşuyor, sebebi amigdaldır. Deja Vu ise aynı bu örnekteki gibi geçici bir karmaşa durumunda amigdal tarafından verilen bir tepki olabilir.

2. Reenkarnasyon

Reenkarnasyon teorisi genel anlamda bu hayata doğmadan önce başka bir hayatı yaşamış olduğumuz düşüncesidir. Daha önceki yaşantısının detaylarını ince ayrıntılarıyla hatırlayan ve bu detayların doğrulandığı insanlar bile var. Fakat reenkarnasyon teorisinde daha önce yaşanılan hayattan o kadar detay hatırlamak imkansız. Sadece küçük nesneler veya olaylar hatırlanabilir. İşte burada Deja Vu devreye giriyor. Önceki hayatınızda görmüş olduğunuz bir nesneden yola çıkarak oluşturulan hatıralar da Deja Vu olabilir. Bu teorinin de paralel evrenler gibi bilimsel olarak açıklanması mümkün değil. En azından şimdilik. Tamamen inanca bağlı bir teori.

1. Gerçeklikte yaşanan bir aksaklık

Aksaklık teorisi tüm teorilerin en ilginç olanı diyebiliriz. Deja Vu yaşandıktan sonra unutulan küçük bir an gibi görünse bile bu teori doğruysa olağan üstü bir olay olabilir. Bu teoriye göre Deja Vu anı gerçeklikte yaşanan bir kırılma anı veya aksaklık olarak görülüyor. Einstein’a göre zaman denen bir şey zaten yok, insanların yarattığı bir yapıdan ibaret. Teori ise Deja Vu olayının zamana kısa bir ara verdiğini söylüyor. İş biraz karışık hale bürünüyor. Zaman denen kavram aslında var olmadığından bizim geçmiş, şu an ve gelecek dediğimiz şeyler aslında tamamen doğrusal bir çizgi üzerinde aynı anda gerçekleşiyor. Deja Vu olayının gerçekleştiği anda bilincimiz bir üst seviyeye çıkıyor ve aynı anda birden fazla tecrübeyi yaşayabiliyoruz. Daha da ilginç olan ise eğer bu teori doğruysa Deja Vu yaşadığımız her an, yaşamış olduğumuz evrenin temellerine zarar veriyoruz demektir. Bir üst seviyeye çıkan tezler ise Deja Vu yaşanan her an evrenin zaman anlayışı zarar gördüğü için farklı gerçekliklere kapılar açılabiliyor. İşte tam bu esnada UFO denilen cisimler bir anlık bile olsa görülebilir hale geliyor.

Bilim gerçekten inanılmaz. Bu teorinin de ispatlanması çok zor ama sadece düşünerek bile insan nerelere ulaşabiliyor. Beynimizin sınırları yok. Einstein tüm şöhretini düşünmeye borçlu. Biz de düşünelim, bilime yönelelim. Doğru olmasa bile tezlerimiz olsun. Beynimizi kullanalım. Başkalarının bulduğunu kullanmaktan vaz geçelim. Yenilikçi ve gelişime açık bir toplum olalım.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuz girin
Lütfen adınızı girin